Akarsuların Özellikleri
Menderes, akarsuların eğimin azaldığı bölgelerde oluşturduğu bir şekildir ve hem aşındırma hem de biriktirme süreçlerini içerir. Akarsular eğim kaybettiğinde daha yavaş akarlar ve bu sırada kıvrımlar oluştururlar. Bu kıvrımlara "menderes" denir. Özellikle Ege'deki grabenler içinden akan akarsular ve bazı diğer akarsuların delta ovalarında menderesler bulunur. Mendereslerin oluştuğu akarsuların özellikleri şunlardır:- Eğimleri azalmıştır.
- Akış hızları düşmüştür.
- Aşındırma güçleri azalmıştır.
- Hidroelektrik potansiyelleri düşmüştür.
- Yük taşıma kapasiteleri azalmıştır.
- Kaynak bölgelerine göre daha uzun bir akış mesafesine sahiptirler.
Türkiye'nin iç kesimlerinde yaygın olan karasallık, fiziksel çözülmeyi artırarak rüzgarın yeryüzünü şekillendiren etkisini artırır. Rüzgar etkisi fazla olan bölgelerin ortak özellikleri şunlardır:
- Bitki örtüsü cılız veya neredeyse yok denecek kadar azdır.
- Kayaçlar fiziksel olarak çözülmüş ve ince taneli hale gelmiştir.
- Yer şekilleri rüzgarın hızını artıracak şekilde basittir.
- Kuraklık şiddeti yüksektir.
Türkiye'de bu şartlara en uygun bölgeler İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da bulunur. İç Anadolu'da özellikle Konya ve Kayseri çevresi, Güneydoğu Anadolu'da ise güneydeki ovalar bu rüzgar şekillendirmesinin etkisi altındadır. Ayrıca rüzgarın etkisiyle delta kenarlarında kumsal oluşumu da gözlemlenir.
Ege ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki dağlarda buzul şekillerine rastlanmaz. Bunun nedeni, bu dağların yüksekliklerinin IV. jeolojik devirdeki buzul sınır olan 2200 metreden daha düşük olmasıdır.
Obruklar, yer altı sularının çekilmesi sonucu oluşan çökme boşluklarıdır. Özellikle Konya Ovası'nda aşırı yer altı suyu kullanımına bağlı olarak obruk oluşumları meydana gelir. Ancak Konya Ovası Sulama Projesi (KOP) gibi uygulamalarla yer altı suyunun yerine yöredeki ırmaklar kullanılmaya başlandığında obruk oluşumu azalacaktır.
- Debisi ve eğimi yüksek olan akarsular, örneğin Çoruh, Manavgat ve Göksu, rafting gibi spor aktiviteleri için tercih edilir.
- Türkiye'nin en yüksek sete sahip barajı, Artvin'de bulunan Deriner Barajı'dır ve Çoruh Nehri üzerinde yer alır.
- Sınırlarımız içindeki en uzun akarsu Kızılırmak'tır ve en büyük havzaya sahiptir.
- Bartın Çayı, turistik ulaşım için kullanılan bir akarsudur ve yaklaşık 5-6 km boyunca turlar düzenlenir.
- En fazla bölgede akış gösteren akarsu Sakarya'dır ve İç Anadolu, Ege, Marmara ve Karadeniz bölgelerini etkiler.
- Susurluk Nehri, Marmara Bölgesi'nde aktığından akış hızı, aşındırma gücü ve hidroelektrik potansiyeli düşüktür.
- Meriç Nehri, Bulgaristan'daki barajlardaki fazla suların boşaltılması nedeniyle Trakya'da sık sık taşkınlara neden olur.
- Ergene Nehri, akış hızı çok düşük olduğu için kendi kendini temizlemeyen bir akarsudur.
- Bakırçay, Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes nehirleri Ege'deki graben alanlarında aktığı için menderesler çizerler ve kış aylarında yağışın yağmur şeklinde olması debi ve hızlarını artırır.
- Aksu, Köprü ve Manavgat nehirleri karstik kaynaklarla beslendiğinden yaz kuraklığından fazla etkilenmezler.
- Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin kaynağı Akdeniz dışındadır, bu nedenle diğer Akdeniz akarsularından farklı özellikler taşırlar.
- Asi Nehri, kış aylarında debisi arttığı için taşkınlara neden olabilir.
- Türkiye'nin debisi en yüksek akarsuyu Fırat'tır ve aynı zamanda üzerindeki barajlardan en fazla elektrik üretilen akarsudur.
- Dicle ve Fırat, Irak'ta birleşerek Şattül Arap adını alırlar.
- Türkiye'nin en temiz akarsuyu Zap'tır.
Kapalı havza alanlarının oluşmasında etkili olan faktörler:
- Yer şekillerinin engebeli olması.
- Dağların uzanışı.
- Kuraklık şartları.
- Yağış azlığı.
- Karstik erime etkisi.
Türkiye'deki akarsuların ilkbahar aylarında su taşıma özelliğinin en yüksek olmasının nedeni, bu akarsuların genellikle yüksek dağlık bölgelerde yer alması ve bu bölgelerde kar erimelerinden beslenmeleridir. İlkbaharda karlar eridikçe sular artar ve bu akarsular daha fazla su taşır.
Karadeniz'de kurulan barajlar öncelikle enerji üretimini hedefler. Bölgedeki düşük kentleşme, düşük sanayileşme ve yıl boyu sürekli yağışlar bu barajların içme suyu sağlama, sanayiye su temini veya tarım sulaması amacıyla inşa edilmediğini gösterir.
Büyükşehirlerin çevresinde yer alan büyük barajlar genellikle büyükşehirlerin içme suyu ihtiyacını karşılamak için inşa edilirler. Bu barajlar suyun temizlenmesi ve şehirlerin su ihtiyacının karşılanması için önemlidir.
Doğu Anadolu'da kurulan barajlar özellikle enerji üretimini amaçlarlar. Bölgenin coğrafi yapısı ve akarsuların yüksek debileri, enerji üretimi için uygun bir zemin oluşturur.
Güneydoğu Anadolu'daki barajların başlıca amaçları elektrik üretimi ve tarımsal sulamadır. Bu barajlar, sulama projeleri aracılığıyla tarımın gelişimine katkı sağlar ve elektrik üretimi için kullanılır. Bu nedenle hem tarımsal hem de enerji ihtiyaçlarını karşılarlar.
0 Yorumlar